zİHİNSEL SAĞLIK
KADİM BİLGİLER
ASTROLOJİ
Astroloji kavramına ait en eski bulgular M.Ö 2500 yılına Mezopotamya’ya dayanmaktadır. Yıldız haritası doğduğunuz gün, ay, yıl, saat ve doğduğunuz yere göre yıldızların konumlarını görmeye yarar. Yıldız haritası bir öngörü oluşturmak, kişi hakkında daha derin analizler ve çıkarımlar yapmak için kullanılır.
ASTROLOJİDE ELEMENTLER, GEZEGENLER, BURÇLAR ve EVLER ELEMENTLER
ELEMENTLER
- Ateş
- Su
- TOPRAK
- HAVA
- Koç, Aslan, Yay
- Yengeç, Akrep, Balık
- Boğa, Başak, Oğlak
- İkizler, Terazi, Kova
- Sıcak, Kuru, Coşku, Hırs, Işık
- Nemli, Soğuk, Empati, İçgüdüsel
- Soğuk, Kuru, Güvenilir, Gerçekçi,
- Nemli, Sıcak, Uyum, Analiz, Gözlem
GEZEGENLER
1- GÜNEŞ Vücudumuzda da kalbi ve omur iliği yönetmektedir. Güneş, eril bir yıldız olarak kabul edilir ve aslan burcunun yöneticisidir. Hayatınızda, ailenizde ya da çalıştığınız yerdeki erkek çevrenizi temsil eder.
2- AY Vücudumuzda da mide, göğüs ve sindirim sistemi ile ilgilidir. Duygusal güvenliğimizi tesis etme biçimi, annemiz, kadınlığımız hakkında bilgi verir. Ay’a bakarak iç dünyamız ve geçmişimiz tahmin edilebilir.
3- MERKÜR Vücutta eller, kollar, sinirleri temsil eder. Haberleşmeyi, iletişim kurma becerilerini, entelektüel seviyeyi, iletişimle alakalı işler yürütmeyi, yazıları ve yolculukları temsil eder.
4- VENÜS Vücutta boğaz, boyun, gırtlak, ağız, kulağı temsil eder. Dişiliği, gençliği, güzelliği ve asaleti temsil eder. Hayatımızda zevk aldığımızı düşündüğümüz her şey Venüs ile ilgilidir. Güzel bir koku, güzel bir manzara, hoş bir müzik…
5- MARS Vücutta idrar yollarını, cinsel salgı bezlerini, kasları, üretim organlarını temsil eder. Güneş burcuyla birlikte bakıldığında sağlık konularında bilgiler verir. Kesici, delici, yanıcı aletleri ve genel olarak silahları temsil eder.
6- SATÜRN Vücutta cildi, safra kesesini ve kemikleri temsil eder. Satürn, astrolojide oğlak burcunun yöneticisidir. Zorlayıcı ve imtihan edici bir gezegendir. Bulunduğu evi tamir eder fakat bunu ders verici özellik göstererek zorlu yollarla yapar.
7- JÜPİTER Vücutta kas sistemi, kalça ve baldırları temsil eder. Bolluk ve bereketin temsilcisi olarak gezegenlerin babasıdır. Astrolojide Yay burcunun ve zenginlik, bolluk bereket ve neşenin yöneticisidir. Din, felsefe, ekonomi, ticaret gibi konular da Jüpiter’e bağlıdır.
8- URANÜS Vücutta kanı, kan dolaşımını ve beyni yönetir. Sürprizler ve beklenmedik olaylarla karşılaşma gezegenidir. Uranüs, toplumların, devletlerin, uygarlıkların düzenini sarsarak baştan yeni ve daha hatasız bir düzen kuran gezegendir. Ani değişiklikler ve isyan getirir.
9- NEPTÜN Vücutta lenf bezleri ve hipofiz bezlerinin yanı sıra uykularımızı temsil eder. Neptün psikolojik açıdan dönüşmemizi sağlayan kollektif alan gezegenidir. Neptün, Venüs’ün üst oktavıdır, haritanızda hangi ev ve hangi burçta ise o konularda karışıklıklar yaşatır.
10- PLÜTON Vücutta damar fonksiyonlarını, cinsel organları ve yaşamın sonunu temsil eder. Güneş sisteminin en uzağında, kaya ve buzdan oluşan en küçük gezegenidir. Marsın üst oktavıdır. Saklı kalanların, ölümün, gizli olayların ve düşmanlıkların gezegenidir. Dönüşümü yıkım ve acı vererek gerçekleştirir.
AY DÜĞÜMLERİ
Astrolojik doğum haritasında bulunan kuzey düğümü, yaşam amacınızı ve hayat boyunca karşınıza çıkması muhtemel büyüme noktalarını temsil ederken, güney düğümü ise geçmiş yaşamın izleri olarak bilinir.
İBN-İ ARABİ KOZMOLOJİSİ / 9’LU KOD SİSTEMİ
Kişinin isminin ebcet değeri toplamı, 9’lu kod sisteminde hangi koda denk geliyorsa, o kodla ilgili gezegenin temsil ettiği Esmalar vardır. Bu esmalar kişi için Eksik Esma olarak tanımlanır. Eksik Esmalar ve ilgili gezegen kişinin vücudunda hangi çakrayı yönetiyorsa bu çakranın yönettiği organlarla ilgili rahatsızlıklar ortaya çıkabilir.
Bugüne kadar edindiğimiz tecrübeler doğrultusunda kişinin eksik esması ve kodu ile işaret edilen gezegen, astrolojik haritada da her zaman sıkıntılı açılar altında olduğu gözlemlenmiştir.
Özetle kendimize nereden bakarsak bakalım ister ismimizden ister doğum tarihimizden, istersek vücudumuzdan, hepsi kendi dillerince deneyimlememiz gereken aynı tecrübeyi işaret ederler.
kODLAR
- Kod 1
- Güneş - Venüs
- Kod 2
- Ay
- Kod 3
- Güneş – Merkür - Venüs – Jüpiter - Satürn
- Kod 4
- Ay
- Kod 5
- Jüpiter
- Kod 6
- Ay
- Kod 7
- Jüpiter
- Kod 8
- Venüs
- Kod 9
- Mars
ÇAKRALAR
Çakra kelimesi Sanskritçe, “dönme, dönüş ya da çark” anlamındadır. İnsan bedeninde bulunan enerjiyi tüm vücuda dağıtan enerji noktaları anlamını taşımaktadır. Bedenimizde yer alan 7 ana çakra vardır. Çakralar birleşerek, bedenimizin koruyucu enerji kalkanı olan aurayı meydana getirirler. Aura, fiziksel bedenimizi saran bio sahadır ve ruh haline çok büyük etkisi vardır.
Bedenimizdeki her bir enerji noktası, fiziksel bedenimizle direkt olarak bağlantılıdır. Nörolojik sistemler ve endokrin sistemler aracılığıyla çakralarımız fiziksel bedenimizle sürekli temas ve etkileşim halindedir. Enerji bedenimiz, zihinsel, ruhsal ve duyusal katmanlara sahiptir. Çakralar saat yönünde titreşimle dönerek sağlıklı çalışmıyorsa aurada delikler, bozulmalar oluşur. Bu da bedenimizin negatif enerjilere açık olmasına ve enerji kaybına sebep olur. İyi yaşamak, doğru düşünmek ve karar vermek, ayrıca düzgün ilişkiler kurabilmemiz için öncelikle negatif, olumsuz ve yıpratıcı duygu ve düşüncelerden arınmalıyız.
ANA ÇAKRA MERKEZLERİ
1. KÖK ÇAKRA – MULADHARA ÇAKRA
Kuyruk sokumunda, üreme organları ve makat arasında bulunur. Bu çakra insanın hayat merkezidir, yaşam enerjisi üretir, psikolojik destek sağlar. Bu çakranın blokajında yorgunluk, halsizlik ve asabilik gibi semptomlar gözlenir.
Etkilenen organlar: Cinsel Organlar, kan, kemik, hücreler vb.
Etkilenen salgı bezi: Böbrek üstü bezleri (adrenalin)
Renk: Kırmızı, dört taç yapraklı çakra
Bu çakranın burcu: Oğlak ve Kova
2. SAKRAL ÇAKRA – SWADHİSTANA ÇAKRA
Vücudun önünde göbeğin alt kısmında, arkada ise bel bölgesindedir. Bu çakra, yaratıcı enerjilerden, cinsellikten ve yaşamda gerekli değişiklikleri yapma yeteneğinden sorumludur. Arzuları ve duyguları yönetir. Bu çakranın kapanması cinsel hayatı, doğurganlığı olumsuz etkiler. Ayrıca kadın hastalıkları ve üroloji problemleri meydana gelebilir.
Etkilenen organlar: Karaciğer, dalak, bağırsaklar, böbrekler, mesane, kan vb.
Etkilenen salgı bezi: Cinsel salgı bezleri
Renk: Turuncu, altı taç yapraklı çakra.
Bu çakranın burcu: Yay ve Balık
3. GÖBEK ÇAKRA – MANİPURA ÇAKRA
Göbeğin iki parmak üstündedir. Enerji deposu olan bu çakra kişisel gücü yönetir. Öz saygı, kararlılık ve özerklik ile ilişkilidir. Başarıya ulaşmak için ne yapılması gerektiği bilinir, bağımsız hareket edecek enerjiye sahip olunur. Çakra kapalı olduğunda benlik saygısı ile ilgili sorunlar yaşanabilir. Başkalarının düşünce ve söylemlerine hassasiyet gelişebilir. Yalnız kalma korkusu ve endişe artabilir.
Etkilenen organlar: Dalak, karaciğer, safra kesesi, sinir sistemi, pankreas
Etkilenen salgı bezi: Pankreas
Renk: Sarı, on taç yapraklı çakra
Bu çakranın burcu: Koç ve Akrep
4. KALP ÇAKRA – ANAHATA ÇAKRA
Gövdenin ortasında, kalp dolaylarındadır. Bu çakra, sevgiyi, şefkati ve bağışlamayı yönetir. Bedeni, zihni ve ruhu birbirine bağlayan bir köprü gibidir. Sağlıklı olduğunda şefkatli, sempatik olunur. Huzur ve memnuniyet kolay bulunur. Duygular tam olarak hissedilir, anlaşılır ve sahiplenilir. Kapalı olduğunda ise insanlarla ilişki kurmak zorlaşır. Dramatik, sahiplenici olunup, duygusal açlık yaşanabilir.
Etkilenen organlar: Kalp, ciğerler, kan dolaşımı.
Etkilenen organlar: Kalp, ciğerler, kan dolaşımı.
Etkilenen salgı bezi: Timüs bezi
Renk: Yeşil, on iki yapraklı çakra
Bu çakranın burcu: Boğa ve Terazi
5. BOĞAZ ÇAKRASI – VİSHOUDDHA ÇAKRA
Boğazın ortasındadır. Bu çakra iletişimi yönetir. Kişinin kendini açık, dürüst şekilde ifade etmesini sağlar. Tıkalı olduğunda bu ifade zorlaşır. Çakra çok uyarıldığında ise aşırı konuşkan, kendini beğenmiş ve kibirli olma eğilimi oluşur. Etkili bir iletişimde dengeli boğaz çakrasının rolü büyüktür. Boğaz çakrası dengede olduğunda sahip olunanlardan memnun olunur ve huzurlu hissedilir.
Etkilenen organlar: Ense, boğaz vb.
Etkilenen salgı bezi: Tiroid ve paratiroid bezleri
Renk: Mavi, on altı taç yapraklı çakra
Bu çakranın burcu: İkizler ve Başak
6. ALIN ÇAKRA – AJNA ÇAKRA
Alnın gerisinde, iki kaşın ortasında, burun kökündedir. Bu çakra muhakeme ve sezgiyi yönetir. Düzgün çalıştığında güçlü bir enerji kaynağıdır çünkü daha büyük resme bakma becerisini, sezgiyi geliştirerek evren ile uyumlu hale getirir. Dengeli olduğunda gerçekten önemli olan şeylere odaklanılır. Gelişmiş sezgiler ile arzu ve istekler daha net belirlenir. Hedeflere ulaşmak için gerekenler kolayca planlanır ve hayata geçirilir. Çakra sağlıksız olduğunda ise yaşamak için mücadele etme isteği kaybolabilir.
Etkilenen organlar: Gözler, beyin
Etkilenen salgı bezi: Hipofiz bezi
Renk: İndigo (civit rengi); iki taç yapraklı çakra.
Bu çakranın burcu: Balık ve Aslan
7. TAÇ ÇAKRA – SAHASRARA ÇAKRA
Kafatasının en üst noktasındadır. Bu çakra, anlayış ve maneviyatı yönetir. Sağlıklı bir taç çakra ile günlük yaşamdaki mucizeleri görüp, huzurla yaşamak mümkündür. Aksi takdirde depresif belirtiler söz konusu olabilir. Beden, zihin ve ruh bağlantısı bozulur ve kişi kendini gerçekleştiremediğini hisseder.
Etkilenen organlar: Beyin, sinir sistemi
Etkilenen salgı bezi: Epifiz bezi
Renk: Mor; bin taç yapraklı çakra.
REİKİ
Reiki, Japonca “Evrensel yaşam enerjisi” anlamına gelmektedir. Ezoterik olarak “Yüce kaynağın bilincini taşıyan, ruhsal amaçla çalışan yaşam gücü enerjisi” anlamındadır. Reiki, kişinin kendi yaşam enerjisini harekete geçirmesi ve başkalarına aktarabilmesi esasına dayanır. Birçok kişi tarafından bir şifa yöntemi olarak kabul edilen Reiki, modern tıbbi tedavilerin yerine geçmez, ancak tamamlayıcı bir terapi olarak kullanılabilir.
Reiki, 19. yüzyılda bir Japon Budisti olan Dr. Mikao Usui tarafından ortaya çıkarılmış ve bir şifa tekniği olarak sunulmuştur. Reiki’nin temelini oluşturduğu ileri sürülen enerji, Mikao Usui’ye Kurama Dağı’nda 21 günlüğüne inzivaya çekildiğinde gelmiştir. Usui 1922’de bu enerjiyle işleyen şifa tekniklerini uygulamak üzere Tokyo’da bir klinik açmış ve bu şifa yöntemlerini birçok kişiye de öğretmiştir.Usui, 1923’te Tokyo’da meydana gelen Kanto Depremi sırasında yardım çalışmaları yanında yeni klinikler kurmuş, ülkesinin diğer bölgelerine giderek Reiki sistemini tanıtmış, uygulamış ve 62 yaşında yaşama veda etmiştir.
Usui’nin öğrencilerin Fizik Profesörü Chuijiro Hayashi, 1938 yılında bu sistemi Hawaii’ye götürerek buradaki öğrencisi Hawayo Takata’yı öğretmenliğe inisiye etmiştir. Takata, Reiki’nin batıda yayılmasına neden olan kişidir. 1970’li yıllardan itibaren yirmi iki kişiyi öğretmen olarak yetiştirdikten sonra, 1980’de ölmüştür. Batıdaki Reiki pratisyenlerinin büyük çoğunluğu bu yirmi iki kişinin öğrencileridir ve hepsi Takata’ya, Hayashi’ye ve Usui’ye bağlanırlar.
REİKİ NASIL ÖĞRENİLİR?
Reiki öğrenmek için geleneksel olarak üç seviye bulunmaktadır:
1.Derece SHODEN:
Temel Reiki prensipleri ve el pozisyonları bu seviyede öğretilir. Bu aşamada kişi kendini iyileştirebilir ve aile ve arkadaşlarına Reiki enerjisi aktarabilir.
2.Derece OKUDEN:
Bu seviyede semboller ve mantralar öğretilir. Reiki enerjisi uzaktaki kişilere veya olaylara gönderilebilir ve daha güçlü bir seviyede kullanılabilir.
3.Derece SHİNPİDEN:
Reiki uygulayıcısı, bu seviyede ustalık seviyesine ulaşır ve başkalarına Reiki enerjisini aktarabilme yeteneğini kazanır.